Meksikalı yazar Sofia Segovia büyük yankı uyandıran romanı Arıların Uğultusu'nda devrimin eşiğindeki bir ülkede bir ailenin talihini değiştirecek güce sahip gizemli bir kahramanın hayret verici hikayesini anlatıyor.
İhtiyar dadı Reja bir gün köprünün altına terk edilmiş, kime ait olduğu ve nasıl hayatta kalmayı başardığı bilinmeyen bir bebek bulur. Bebek, arıların oluşturduğu canlı bir battaniyeyle kaplanmış haldedir ve bu yüzden de onunla ilgili birçok söylenti yayılır. Simonopio adı verilen ve evlat edinilen bebeğin gelişiyle birlikte Linares'teki herkesin hayatı altüst olacaktır.
Muammalara açık kapı bırakan insanların hikayesinin anlatıldığı Arıların Uğultusu, tarihi olgulardan da beslenen, Meksika'nın zengin motifleriyle süslü, masalsı ve şiirsel bir eser.
"Son derece insani bir anlatıyı gizemle süslemesindeki yeteneğine bakılarak Latin Amerika'nın büyük yazarlarıyla, özellikle de Isabel Allende'yle karşılaştırılacak bir yazar." -The Washington Post
"Sofia Segovia Meksika edebiyatının yeni sesi. Bu kitabın sayfalarında Gabriel Garcia Marquez'i anımsatan bir hava olsa da Sofia'nın kendine özgü büyülü gerçekçiliği de mevcut." -Wendolin Perla
"Meksika'nın gerçekliği ile kurgunun bir araya geldiği, derinlikli bir aile destanı." -El Nuevo Herald