Tüm Alışverişlerinizde Kargo Ücretsiz! Tüm Alışverişlerinizde Kargo Ücretsiz! Tüm Alışverişlerinizde Kargo Ücretsiz! Tüm Alışverişlerinizde Kargo Ücretsiz!

Cennette Bela

WHATSAPP İLE SİPARİŞ VER
Hızlı Gönderi
Güvenli Alışveriş
İade ve Değişim

Günümüzün en önemli filozofu Slavoj Zizek, Cennette Bela'da film ve olay analizi üzerinden kapitalizme karşı izlenmesi gereken radikal siyasetin hatlarını çiziyor. Özgürleştirici bağlılık ve adanmışlığın bu karşı çıkışın ilk unsurları olduğunda ısrar ediyor.

*


"Ernst Lubitsch'in 1932 yılında gösterime giren başyapıtı Cennette Bela, zenginleri soyan neşeli hırsızlar Gaston ile Lily'nin hikayesini anlatır; izleyenler hatırlayacaktır Gaston'ın hayatı, varlıklı kurbanlarından Mariette'e meftun olduğunda altüst olur. Filmin açılış jeneriğinde duyulan şarkının sözleri, şarkıya eşlik eden görüntüde olduğu gibi gönderme yapılan "bela"yı tasvir eder: Jenerikte önce "bela" sözcüğünü görürüz, ardından hemen bu sözcüğün altında büyük çift kişilik bir yatak, sonra da yatağın üstünde büyük harflerle "cennet" kelimesi belirir. Buradan da anlaşılacağı gibi "cennet", dolu dolu yaşanan bir cinsel ilişkinin yarattığı cennettir: "Cennettir bu / kolların ve dudakların buluştuğu / ama varsa içinde bir şeyin eksikliği hala/ o zaman vardır cennette bela." Herhangi bir kinayeye yer bırakmadan açıkça söylemek gerekirse "cennette bela", Lubitsch'in ilan ettiği şekliyle il n'y a pas de rapport sexuel (cinsel ilişki yoktur) demektir.
Peki, o zaman Cennette Bela hikayesinde cennette bela nerededir? Bu kilit noktayla ilgili yapısal bir muğlaklığın olduğunu belirtmem gerek. Zira açıkça görüleceği üzere soru kendi yanıtını dayatır: Gaston, hem Lily'ye hem de Mariette'e aşık olmasına rağmen gerçek "cennetvari" cinsel ilişkisi, Mariette'le yaşayacağı cinsel ilişki olacaktır. İşte, tam da bu yüzden böylesi bir ilişki imkansızdır ve imkansız olarak da kalmalıdır...
Bugün karşı karşıya olduğumuz temel politik tercihte de benzer bir muğlaklık etkisi vardır. Sinik konformizm; daha fazla eşitliğe, daha fazla demokrasiye ve dayanışmaya dönük özgürleştirici ideallerin sıkıcı ve hatta tehlikeli olduğu kadar aşırı düzenlenmiş ruhsuz bir toplumu da beraberinde getirdiğinin; bu anlamda gerçek yegane cennetimizin, mevcut "yozlaşmış" kapitalist evren olduğunun altını çizer. Radikal özgürleştirici bağlılık, sıkıcı olan şeyin sürekli değişim kisvesi altında daha fazlasını sunan kapitalist dinamikler olduğu ve özgürleşme mücadelesinin de tüm tehlikeli girişimler arasında hala en cüretkarı olduğu öncülünden yola çıkar."

YazarSlavoj Zizek
ÇevirmenOnur Gayretli
Sayfa Sayısı240
Cilt DurumuCiltsiz
Son Basım Tarihi15.11.2022
Ebat14,5 X 20,5
ISBN-139786057200914
DilTürkçe
Basım Yılı15.11.2022
TESLİMAT
 
Ürünü sipariş verdiğiniz gün saat 18:00 ve öncesi ise siparişiniz aynı gün kargoya verilir.Ve ertesi gün teslim edilir.

Eğer kargoyu saat 18:00`den sonra verdiyseniz ürününüzün stoklarda olması durumunda ertesi gün kargolama yapılmaktadır.
 
Yükleniyor...