"Senin yanında, hiç olabileceğimi düşünemediğim kadar mutlu hissediyorum kendimi. Ama inan bana, mutluluk için doğmadık biz."
Gerçek aşk bazen kavuşmakla değil, vazgeçmekle yaşanır.
Andre Gide'in en dokunaklı eserlerinden Dar Kapı, imkansız bir aşkın ve ruhsal fedakarlığın öyküsünü anlatır. Jerome ile Alissa çocukluklarından beri birbirlerini sever fakat Alissa, Tanrı'ya duyduğu bağlılık uğruna bu sevgiden vazgeçmeyi seçer. Onun gözünde dünyevi mutluluk, ruhun kurtuluşu için bir engeldir. Alissa'nın "dar kapıdan" geçme arzusu -yani Tanrı'ya ulaşmak için tüm dünyevi arzularından vazgeçme isteği- onların kaderini belirler.
İnanç, vicdan ve tutku arasında sıkışan iki insanın bu sessiz trajedisi, okuyucuya derin bir iç hesaplaşma sunar. Dar Kapı, saf bir ruhun Tanrı'ya giden yolda nasıl kendini tükettiğinin, "iyi olma" çabasının bazen insanı yaşamdan kopardığının çarpıcı bir hikayesidir.