Geçici bir teselli yerine kalıcı bir sarsıntı yaratan FİBULA, insanın kendine bile itiraf edemediği kırılganlıklarıyla yüzleşmesini anlatıyor. Her hikaye, görünmez bir iğne gibi yakanıza ilişiyor ve sizi başkalarının hayatına bağlarken kendi içinize de çekiyor. Mitlerden bugüne uzanan sesler, doğanın ve insanın kadim kavgasını fısıldıyor usulca. Tanrılar konuşuyor, insanlar susuyor; bazen de tam tersi oluyor. Bir annenin duası, bir çocuğun korkusu, bir adamın çaresizliği aynı sayfada buluşuyor.
Okudukça fark ediyorsunuz ki hiçbir hayat, diğerinden bağımsız değil. Her seçim, başka bir hikayenin başlangıcı ya da sonu. Acı, umut, kayıp ve dayanışma; hepsi aynı ipliğe düğümlenmiş.
Bu kitap, yalnızca anlatmıyor; sizi de anlatının bir parçası haline getiriyor ve kapağını kapattığınızda, içinizde çıkarmaya cesaret edemediğiniz bir fibula kalıyor.