Günümüzden evvelce, uzun ve oldukça sert geçen kış gecelerinde çoluk çocuk, genç yaşlı onlarca insan, loş bir lamba ışığı altında, oturma odasındaki sobanın etrafına üşüşerek, heyecanla anlatıcının uzaklardan alıp getirdiği hikayeleri dinlerlerdi. Elektriğin, televizyonun ve internetin olmadığı dönemlerde insanların en büyük eğlencesiydi bu. Soba çıtırtısı etrafında anlatıcıyı dinleyen insanlar, dinledikleri her hikayeyle geçmişe yolculuk yaparak kültürlerini daha iyi öğrenirlerdi. Sözlü kültür ortamında geleneksel olarak icra edilen bu anlatıcılık insanlara pek çok şey öğretti. Hatta hayat tecrübesini bu hikayelerden elde ettiler. Geleneksel olarak başlayan hikaye anlatım süreci, günümüzde dijital araçlarla devam etmektedir. İletişim araçlarında değişim yaşanmasına rağmen, hikaye ve hikaye anlatıcılığı insanlar arasında değişmeyen bir unsur olarak süregelmiştir. Bu kitapta geleneksel sözlü hikaye anlatıcılığından dijital hikaye anlatıcılığına geçişin izleri sürülmüştür. Hikaye anlatıcılığı kavramı merkeze alınarak, geleneksel hikaye anlatıcılığından dijital hikaye anlatıcılığına geçen süreçte değişen anlatıcı, izleyici ve içerik ele alınmıştır. Bu doğrultuda YouTube'daki içerikler dijital hikaye olarak kabul edilmiş ve YouTube videoları hikaye anlatıcılığı perspektifinden çözümlenmiştir. Son olarak hikaye anlatıcılığının ilerleyen günlerde hangi konumda olacağına dair çıkarımlarda bulunmuştur.