Öleceğimizi bildiğimiz halde dünyayla kopmaz bir bağ kurarız. Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır. Hikaye anlatmak, varoluşsal sıkıntıyla baş etmenin bir yoludur. Kendi hikayenizi kurmak ve anlatmak, sizden sonrakiler için büyük şanstır. Onlar, bu konforun içinde yaşayacaklar. Hayatımda, daha öncekilerin anlattıkları hikayelerin rahatlığını yaşadım hep. Gelincik Mevsimi'ni okuyun, bana hak vereceksiniz!
Ercan Kesal
Kafka'nın "Dönüşüm"ündeki gibi, insan bir sabah kalktığında bir başkasına değil, kendine yabancılaşmış buluyor kendini. O noktadan sonra tek umudu, bu yabancıya tahammül edebilmenin yollarını aramak oluyor. Gelincik Mevsimi, tam da o kırılma anında başlıyor. İnsanın kendine dönüşünün kolay bir zafer değil; ince, sabırlı ve çoğu zaman sessiz bir mücadele olduğunu hatırlatıyor. Gelinciklerin inatçı kırmızısı gibi, kendine yabancılaşmış herkese, o yabancıyla yan yana durmanın mümkün olduğunu fısıldıyor.