"Hayat Romanlardan Daha Tuhaf" üçlemesi -Ardıç Ağacının Altında, Ayrılık Çeşmesi Sokağı- İşte Geldim Deniz Kenarı ile tamamlanıyor.
Londra'da bilgisayar mühendisliği akademisyenliği yapan Harun, on bir yıl önce ayrıldığı İstanbul'a beklenmedik bir nedenle dönmek zorunda kalır. Küçüklüğünden beri yalnızlığına eşlik eden Salacak sahiline gider ve Deniz Kenarı'na gizemli geçmişini anlatmaya başlar... Ona yuvada olma hissini yaşatan yetişkinler anne ve babası değildir. Mahalle ortamının, türlü tesadüflerle yaşamın karşısına çıkardığı kimi iyi, kimi kudretli kişilerin ve en çok da kitapların sıcaklığıyla yetişir Harun. Yıllar sonra İstanbul'a dönüşüyle karşısına çıkan iki kişiyle yaşam burgusu bir kez daha mı dönecektir? Çünkü her acının sonunda bir kapı vardır...
"Bizans Sultanı'nı büyük bir zevkle okudum.
Büyüleyici bir hikaye ve anlatımı şaşırtıcı bir zeka ürünü...Müthiş bir yazar keşfettim."
Alberto Manguel