"Dünya, terk edilmiş hüzünlü bir odaydı ve o kederi sinesinde hisseden ben çıplak ayaklarımla bu evin bütün odalarını gezmeye mecburdum."
İlk kez 1937 yılında yayımlanan ve birçok dile çevrilen Kör Baykuş, aynı zamanda İran edebiyatından Türkçeye çevrilen ilk eser olma özelliğini taşır.
Geçmiş zamanla şimdiki zamanın iç içe geçtiği, hayallerin ve kabusların birbirine dolandığı, tek bir karakterin aynı anda birçok karakteri içinde barındırdığı bu eserde hastalıkla boğuşan bir adamın hem ruhi hem fiziki acıları, aynı zamanda yorucu, hüzünlü ve bazen de korkutucu düşünceleri Sadık Hidayet'in güçlü kalemiyle mahir bir şekilde ilmek ilmek dokunmuştur.
Kör Baykuş, Sadık Hidayet külliyatına başlamak için eşsiz bir eser niteliğindedir.