On yedinci yüzyıl Osmanlı dönemi tasavvufunun en çarpıcı simalarından biri olan Niyazi-i Mısri, yalnızca bir şair değil derin irfan sahibi, hakikat yolunun cefakar yolcusu, zamanının ötesine seslenen bir gönül eridir. Elinizdeki eser, onun hayatının anlatıldığı bir risale (Hal Tercemesi) ile kendi kaleminden dökülen dört kıymetli risaleyi (Usul-i Tarikat ve Rumuz-ı Hakikat, Şerh-i Esma-i Hüsna Aşera, Etvar-ı Sebʼa, Risale-i Vahdet-i Vücud) hem asıl metinleri hem de sadeleştirilmiş metinleriyle birlikte sunuyor. Niyazi-i Mısriʼnin yaşam öyküsüyle başlayarak tarikat adabı, ilahi isimlerin sırları, seyr-i sülukun merhaleleri ve vahdet-i vücud anlayışı gibi tasavvufun temel meselelerine temas eden bu risaleler, sadece tarihsel bir arşiv çalışması değil aynı zamanda günümüzdeki manevi yolun gerçek taliplilerine seslenen bir irfan çağrısıdır.