Varlığın sonsuz ufkunda bazen öyle bir söz yükselir ki, onu işitmek için kulaktan çok kalp sahibi olmak gerekir. Bazı metinler satırlara sığmaz; insan onları okurken kendisini bir nehir kıyısında bulur. Kelimeler suya, su da hikmete dönüşür. İsmail Hakkı Bursevi'nin Üç Şehir Bir Hakikat Mekke-Şam-İstanbul eseri de işte böyle bir nehirdir. Bir sufinin kalbine doğan ilahi esintilerin kelimelere bürünmüş hali...
İsmail Hakkı Bursevi, velayetin zat nurlarına daha yakın olduğunu; nübüvvetin ise halka yönelik yüzüyle alemi düzene soktuğunu belirtir. Eserde, Şam, İstanbul ve Mekke gibi şehirlerin manevi haritası, Hatmü'l-Evliya anlayışıyla birleşerek tarih, coğrafya ve metafiziği aynı çerçevede toplar.
Bursevi, Varidat türünde yazdığı bu metinde, ilham ile ilmi, sezgi ile düşünceyi, batıni tecelli ile zahiri delili birleştirerek benzersiz bir bütün inşa eder. Bu metin ne sadece bir tefsir ne yalnızca bir tasavvuf risalesi ne de sıradan bir günlüktür. O, müellifin kalbine doğan ilahi işaretlerin, kainatı kuşatan esma düzeninin ve insan ruhunda açılan nurların bir kaydıdır.
İsmail Hakkı Bursevi'ye ait Hakikatin İç Seması, Fakirullah Yıldız, Ömer Çınar ve Taibe Kıvanç'ın titiz çalışmasıyla yayına hazırlandı.