BİR ŞEHRİN KURTULUŞU,
BİR KAHRAMANIN DOĞUŞU...
Edirne'nin 1913'te Bulgarlarca işgali, İmparatorluğun toplumsal hafızasında derin izler bırakan tarihi bir kırılmaydı. Yaklaşık dört ay sonra şehrin Enver Bey komutasındaki Osmanlı kuvvetleri tarafından yeniden ele geçirilmesi ise savaşın seyrini değiştirdi. Osmanlılara kaybettiği umudu yeniden kazandıran bu gelişme, Enver Bey'i İmparatorluğun en etkili askeri ve siyasi şahsiyetlerinden biri haline getiren sürecin de başlangıcı oldu. Enver Bey, zaferin ardından şöyle demişti: "Çocuklar gibi sevinçliyim."
Düşen Şehir, Doğan Kahraman, Edirne'nin işgalinden yeniden Osmanlı hakimiyetine dönüşüne uzanan dönemi hem askeri ve diplomatik yönleri hem de Türk ve Bulgar toplumlarının kolektif hafızasında bıraktığı izler üzerinden ele alıyor. Londra Konferansı, Babıali Baskını, Şükrü Paşa'nın destansı savunması, Büyük Güçlerin diplomatik müdahaleleri, Bulgaristan ile yürütülen gizli temaslar, İkinci Balkan Harbi ve İstanbul Antlaşması gibi Balkan Harbi'nin en kritik gelişmeleri, dönemin siyasi atmosferi içerisinde bütüncül bir bakış açısıyla değerlendiriliyor.
Osmanlı ve Bulgar arşiv belgeleri, dönemin gazeteleri, hatıratlar ve diplomatik yazışmalara dayanan bu çalışma, Edirne'nin yeniden kazanılmasının yalnızca askeri bir başarı olmadığını ortaya koymaktadır. Aynı zamanda bu gelişmenin, Osmanlı Devleti'nin iç siyaseti, uluslararası konumu ve Enver Bey'in askeri başarıdan siyasi nüfuza uzanan yükselişi açısından belirleyici bir dönüm noktası olduğu gösterilmektedir. Balkan Harbi'nin en önemli hadiselerinden birini karşılaştırmalı kaynaklar ışığında inceleyen Düşen Şehir, Doğan Kahraman, alanı için önemli bir başvuru kaynağı...