Kabala, kendi bütünlüğü içinde ele alındığında; arzu, algı ve bilincin işleyişini belirleyen katmanlı bir düzen ortaya koyar. Bu kitap, o düzenin izini sürerek kavramların birbirlerine nasıl bağlandığını, bu bağların nasıl bir model oluşturduğunu ve bu modelin insanın içsel deneyimine dair ne söylediğini açıklamaya odaklanıyor.
Kaynakların sunduğu yapı, arzunun biçimlerinden algının koşullarına; içsel düzenin işleyişinden, bu işleyişin insanda bıraktığı izlere uzanan geniş bir çizgiyi görünür kılar. Bu çizgiyi, günümüz okuyucusunun kavrayabileceği bir açıklıkla yeniden ele almak, çalışmanın temel yaklaşımını oluşturuyor.
Ortaya çıkan metin, Kabala disiplininin kendi iç tutarlılığını sistemli bir çerçeveye yerleştirirken; aynı zamanda sona ermeyen bir sürecin kapısını aralıyor. Okuma bittiğinde metin son bulur, fakat kavramların bıraktığı yönelim devam eder; çünkü bu çalışma, bir sonuca ulaşmaya değil, bir idrak hareketine eşlik etmeyi amaçlar.